Karakoldan Arandım Gitmezsem Ne Olur Manisa Ceza Avukatı

Telefonunuz çaldı. Numara tanıdık değil. Açtığınızda cümle kısa ve net: “Karakoldan arıyoruz, ifade için gelmeniz gerekiyor.” Bu noktada herkesin aklından aynı sorular geçer: Gitmezsem ne olur? Hakkımda dava mı var? Yakalama kararı çıkar mı? Ceza hukuku belirsizliği sevmez; ancak bu belirsizlik insanı doğal olarak korkutur.

 

Bu yazıda, Manisa Ceza Hukuku Avukatı olarak, karakoldan aranmanız hâlinde hukuken neyle karşı karşıya olduğunuzu, şehir efsanelerinden arındırarak açıklıyorum.

 

1. Karakoldan Neden Aranırsınız?

 

Karakoldan aranmak her zaman bir suç işlediğiniz anlamına gelmez. Hukuken genellikle üç ihtimal vardır:

 

Tanık Olarak Çağrılabilirsiniz: Bir olayla ilgili bilginiz vardır ancak size yönelik bir suç isnadı yoktur.

 

Şüpheli Sıfatıyla Çağrılabilirsiniz: Hakkınızda yürütülen bir soruşturma vardır, henüz dava açılmamıştır.

 

Bilgi Alma / Dosya Tamamlama: En masum görünen ama teknik olarak en çok hata yapılan durumdur.

 

Önemli Not: Telefonla yapılan çağrı, hukuken tek başına "zorlayıcı" bir işlem değildir ancak sürecin başlangıcıdır.

 

2. Karakoldan Arandım, Gitmezsem Ne Olur?

 

Bu sorunun cevabı, kolluk kuvvetlerinin size ulaşma biçimine göre değişir:

 

Telefonla Arandığınızda

 

Telefonla yapılan çağrı hukuken bir davetiye niteliğindedir. Gitmediğiniz takdirde:

 

  1. Doğrudan bir yakalama kararı çıkmaz.

  2. Hemen zorla götürülme işlemi uygulanmaz.

  3. Ancak savcılık, bu durumu "ulaşılamıyor" olarak değerlendirip yazılı tebligata veya doğrudan zorla getirme kararına dönebilir.

 

Yazılı Davetiye (Tebligat) Geldiğinde

 

Savcılık veya emniyet birimleri tarafından yazılı bir tebligat gönderilmişse durum daha ciddidir:

 

Haklı bir mazeret sunmadan gitmezseniz, hakkınızda "Zorla Getirme Kararı" verilebilir.

 

Bu karar kolluk (polis/jandarma) eliyle uygulanır.

 

3. Zorla Getirme Kararı Nedir?

 

Zorla getirme, teknik olarak bir "yakalama" değildir ancak özgürlüğünüzü fiilen sınırlar. Kolluk adresinize gelir ve sizi ifade vermeniz için ilgili birime götürür. Bu durumda süreç sizin kontrolünüzden çıkar. Ceza hukukunda kontrolü kaybetmek, telafisi en zor hatadır.

 

 

4. Karakola Avukatsız Gitmek Zorunda mısınız?

 

Kesinlikle hayır. Aksine, çoğu durumda bir avukat desteği olmadan ifade vermek telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Bir şüpheli olarak şu haklara sahipsiniz:

 

  • Susma hakkını kullanmak.

 

Müdafi (Avukat) yardımından yararlanmak.

 

İfade vermeden önce dosyanın içeriği hakkında bilgi sahibi olmak.

 

Kişiler genelde "Suçum yok, gidip anlatayım" düşüncesiyle hareket eder. Ancak ceza dosyalarının büyük bir kısmı, ilk ifadede heyecanla veya yanlış teknik terimlerle verilen cevaplar yüzünden karmaşık hale gelir.

 

5. Manisa’da Ceza Soruşturmalarında Sık Yapılan Hatalar

 

Manisa ve çevresindeki adli süreçlerde gözlemlediğimiz en yaygın hatalar şunlardır:

 

Kolluk çağrısını ciddiye almamak veya sürekli ertelemek.

 

Avukatsız ifade vererek aleyhe delil oluşmasına sebebiyet vermek.

 

“Sadece ifade alıp göndereceğiz” sözüne güvenerek hazırlıksız gitmek. (Unutmayın: Her ifade resmi bir delildir.)

 

Dosya içeriğini tam bilmeden açıklama yapmak.

 

Doğru Strateji Haklarınızı Korur

 

Karakoldan aranmak hayatın sonu değildir, ancak bilinçsiz hareket etmek hayatınızı zorlaştırabilir. Her dosya özeldir ve ilk adım, tüm davanın kaderini belirler.

 

Manisa Ceza Avukatı Musa Sarıkaya, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde haklarınızın en baştan itibaren doğru savunulması için profesyonel hukuki danışmanlık sunmaktadır. Bir çağrı aldıysanız, süreci risk almadan, bir hukukçu eşliğinde yönetmeniz menfaatinize olacaktır.

 


 

İletişim ve Danışmanlık: Soruşturma süreçlerinizle ilgili destek almak için bana hemen ulaşın.

Resim
X